Her Nereye İstersen, Oraya !
" 75 Otobüs Firması, Günde Ortalama 1.250 Sefer ile Ucuz Bilet, Otobus.Org'da... "

İstanbul Otobüs Bileti

İstanbul Otobüs Bileti Alırken Otobüs Firmaları Listeleri, Otobüs Seferleri, En Ucuz Bilet Fiyatları Burada!

İstanbul; M.Ö. 657 yılında Mageralı Bizans kurmuştur. Bu nedenle kentin adı uzun bir süre Byzantiom olarak kullanılmıştır. M.Ö. 340 yılında Makedonya Kralı Filip, 333 yılında da İskender tarafından kuşatılmış, fakat ele geçirilememiştir. 1. yüzyılda adı bu kez Roma İmparatoru Antonius Caracalla’nın adından Antonia olmuş; 269’da kenti saran Gotlar, yenilmişlerdir. 324 yılında Roma İmparatoru I. Konstantin’in çabasıyla kent ele geçirilmiştir. 325 yılında yeniden yapılmaya başlanmış, beş yıl sonra Roma İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’a taşınmıştır. Bu tarihte kentin adı Konstantinopolis olmuştur. V. yüzyılda Yeni Roma’ya çevrilmiştir 395-1453 yılları arasında Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun başkentliğini yapmıştır. XII. yüzyılda kente, Araplar, Kostantiniyye adını vermişlerdir.

İstanbul topraklarına ilk ayak basanlar, Hun Türkleridir. IV. yüzyılda Hun İmparatoru Atilla: 626’da Avar Türkleri, 715 yılında Araplar; 813’de Bulgar Türkleri, 1090’da Peçenek Türkleri ve XI. yüzyılda Selçuklu Türklerinin kenti kuşatmalarından sonra 1204’de Haçlılar ordusu tarafından ancak yakılarak alınabilmiştir. Onlarca uygarlığa ev sahipliğe yapan bu şehri görebilmek için hemen şimdi İstanbul otobüs bileti alabilirsiniz.

1204-1261 yılları arasında yaşayan Latin İmparatorluğu’nun başkenti sayılmıştır. İznik’te egemen olan Bizans İmparatoru Mişel Paleolog tarafından kentin alınmasıyla İstanbul, yeniden Bizans başkenti yapılmıştır.

Osmanlı döneminde 1392-1395,1397 ve 1400 yıllarında Yıldırım Beyazıt; 1411’de I. Mehmet’in oğlu Musa Çelebi, 15 Haziran – 24 Ağustos 1422 tarihlerinde II. Murat’ın yaptıkları kuşatmalarda İstanbul, Türklerce alınamamıştır.

6 Nisan-29 Mayıs 1453 tarihlerinde geçen 53 günlük kuşatmanın ardından Bizans’a ve Orta Çağa son verip Yeni Çağ’ı açan Osmanlı hükümdarı Fatih Sultan Mehmet, sonunda İstanbul’u zaptetmiş ve kent Türklerin olmuştur.

1453-1922 yılları boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun 469 yıl süreyle başkentliğini yapmıştır. 16 Mayıs 1919 günü Atatürk, yeni Türkiye’nin temelini atmak üzere Samsun yolculuğuna bu kentten başlamıştır. 16 Mart 1920’de İtilaf Devletleri’nce işgal edilmiştir. 19 Ekim 1922’de İstanbul’a TBMM hükümeti adına ilk kez General Refet Bele girmiş; 2 Ekim 1923’de düşman orduları İstanbul’dan ayrılmış ve 6 Ekim 1923 günü kentin kurtuluşuyla Türk ordusu törenle ikinci kez İstanbul’a girmiştir. Aynı yıl da il olmuştur. Dünya’nın en güzel şehirlerinden birisi olan bu nadide şehire otobüs firmaları bilgilerini karşılaştırarak hemen İstanbul otobüs bileti alabilirsiniz.

Coğrafi Konumu

İstanbul, Marmara Bölgesi’nde ve İstanbul Boğazı’nın iki yakasında yer alır. Doğusunda Kocaeli, batısında Tekirdağ ve Kırklareli, kuzeyinde Karadeniz, güneyinde de Bursa ile çevrilidir.

İl topraklan yaylalar ve tepeler karakterindedir. Birçok derin vadilerle yarılmıştır. Bunların bir bölümü yakın bir jeolojik dönemde deniz suları altında kalmış, Haliç ve Boğazlar oluşmuştur. Kentin en yüksek yerleri, Boğaz’ın doğu kesimindedir. Bunlar arasında en ilgiye değeri Aydos Tepesi’dir. Diğerleri; Anadolu Hisarı, doğusundaki Alemdağ (442 m), Kadıköy’ün doğusundaki Kayış dağı (438 m.)’dir. Üsküdar – Şile yolu üzerindeki Çataldağ’ın yüksekliği ise 400 metredir. Beykoz ve Kanlıca arasında Karlı dağ (329 m.), Göztepe (285 rn.) ve Üsküdar’ın doğusunda da Büyük Çamlıca (262 m) ve Küçük Çamlıca (229 m) tepeleri yükselir.

Topraklarının yüzde 16,1’i dağlarla, yüzde 9,5’i ovalarla ve yüzde 74,4’ü de platolarla kaplıdır. Başlıca akarsuları; Sazlı, Istranca, Nakkaş, Kağıthane, Alibeyköy, Riva, Sazlıdere, Karasu, Sarısu ve Göksu’dur. Gölleri: Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Terkos gölleri ile Alibeyköy ve Ömerli Baraj gölleridir. Yüz ölçümü, 5.712 kilometrekaredir. Tüm bu güzellikleri görmek için sadece gelin ve İstanbul otobüs bileti alın!

Mevsimler ve Hava

Yaz ayları genellikle yağışsız ve sıcak geçer. Temmuz ve Ağustos aylarında sıcaklık 35 dereceye kadar çıkar. Yaz boyunca da 25 dereceden aşağı düşmez. Kış ve bahar ayları sağanak yağışlıdır.

Kentin bir özelliği, belirli yönden esen rüzgârların etkisinde olmayışıdır. Her yönden rüzgâr almaktadır. Hava, yılın 160 günü güneşli, 115 günü parçalı bulutlu ve 90 günü de yağışlı geçer.

Ekonomi

Başlıca tarım ürünleri; buğday, arpa, yulaf, mısır, fiğ, ayçiçeği, bakla ve soğandır. Sanayi ürünleri de; karayolu taşıtları, madeni eşya, cam, içki, sigara, seramik, konfeksiyon, elektrikli araçlar ve dokumadır.

Yeraltı zenginlikleri; manganez, linyit, cam kumu, betonit, kil, kuvarsit, icaolen ve kuartsdır.

Ulaşım ve Yöresellik

İstanbul’un yalnız ülke ile değil, dünyanın dört bir yanıyla uçak, deniz, kara ve demiryolları bağlantısı vardır.

İl; Ankara’ya 441, İzmir’e 578, İzmit’e 84, Tekirdağ’a 139, Kırklareli’ne 207 ve Bursa’ya 228 kilometre uzaklıktadır. İstanbul otobüs bileti alarak Türkiye’nin hemen hemen her ilinden bu şehre gelebilirsiniz.

Kentlerde ve çevrelerinde yaşayan toplulukların törelerine, geleneklerine bağlı ortaklaşa bir kültürün zamanla folklorik bir biçime bürünerek halk yaşamıyla bir arada yürüyen bilgi gücünü oluşturduğu bir gerçektir.

Klasik halk müziği, bir yüksek sanat anıtı olarak kültürde ve beğenide üstünlük derecesini, tek bir sınıfa anlatabilmiş bir müzikti. Bu dönemde de büyük besteciler yetişmiştir. Bu düzenden romantik düzene (şarkı formuna geçiş) Türk müziğinde bir yenilenme olmuştur. Romantik deyişin öncülerinden olan Hacı Arif Bey, iki üslûp arasındaki dengeyi koruyarak şarkı formunu yüksek sanat düzeyine ulaştırmıştır.

İstanbul türkülerinin, sanat müziğinden ayrı düşünülemeyeceğini, ancak şarkı formuyla türküler arasında belirli dil, şive, tavır, üslûp yakılmalarını etkileyen olaylar ve konuları bakımından çok ayrıntılara sahiptir. En ünlü türkü: Kâtibim türküsüdür.

Çengi; genellikle çingeneler içinde yetişen oyuncu genç kız ve kadınlara özgü bir sanat olup, bir loncaya bağlı 6-12 takım halinde oluşturulmuş oyun ekiplerine verilen addır. Düğün, dernek ve eğlencelere katılırlardı. Köçekçilik, çengiliğin tüysüz, genç oğlanların işiydi. Ünlü köçekçelere ve oyun havaları da: Köçekçeler, Tavşan takımları, Kurdela oyunu, İstanbul çiftetellisi, Bahriye çiftetellisi ve Kasap oyunudur.

Kantolar: XIX. yüzyılda İstanbul’a gelen bir İtalyan gezginci tiyatrodan alınmadır. En ünlü kantocu Peruz Hanını’dir. Pencereden gördüm ayı. Seni budala şaşkın, Hicran, Küçük Ameliya’dan köylü, Yangın var, Çoban düettosu, Dondurmacı, Leblebici vb. ünlü ve çok bilinen kantolardır.

Beykoz paçası, Eyüp yoğurtlu kebabı, Kanlıca yoğurdu, Büyükçekmece ve Şehzadebaşı döneri, Kartal kâğıt ve taskebabı, Sirkeci köftesi ve Arnavut- ciğeri ile Su muhallebisi ilin yemek folklorundandır.

Görülecek Yerler

Surlar: Bizans’ın bütün çevresi kalın surlarla çevrilmişti. Bugün bu surlardan yer yer kalıntılar, bazı bölgeler restore edilerek eski durumuna getirilmiştir. Surlarda çok sayıda kapı vardır. İstanbul otobüs bileti alarak aşağıdaki yerleri sırasıyla gezebilirsiniz;

  • Yaldızlı Kapı
  • Yedikule Kapısı
  • Silivri Kapısı
  • Mevlevihane Kapısı
  • Topkapı
  • Sulukule Kapısı
  • Edirne Kapısı
  • Kostantin Kapısı
  • Eğri Kapı
  • Ayvansaray Kapısı
  • Balat Kapısı
  • Fener Kapısı
  • Demirkapı
  • Eski Aya Kapısı
  • Yeni Asya Kapısı
  • Cibali Kapısı
  • Un- kapanı Kapısı
  • Odun Kapısı
  • Zindan Kapısı
  • Balık pazarı Kapısı
  • Çıfıt Kapısı
  • Bahçekapı
  • Topkapısı
  • Değirmen Kapısı
  • Ahırkapı
  • Saray Kapısı
  • Çatladı kapı
  • Contoskoli Kapısı
  • Langa Kapısı
  • 30- Ayos Emilyanos Kapısı
  • 31- Samatva Kapısı
  • 32- Narlıkapı

Bozdoğan Kemeri: Atatürk Bulvarı ile Belediye Sarayı karşısındadır. Bir zamanlar kente su getirmek için yapılan bu kemerler kesme taştan yapılmıştır, Yapımı (364-378) yılları arasındadır.

Çemberlitaş: Çemberlitaş’tadır. Silindir şeklinde dokuztaş blok undan yapılmış ve Sultan Mahmut devrinde çemberlerle destek verilmiş olan bu sütun Konstantin zamanında Roma’dan getirilmiştir. Bir zamanlar üzerinde bir heykel bulunuyordu.

Kız taşı: İmparator Marcian dönemine aittir. 453-457 tarihleri arasında yapılmıştır. Önceleri üzerinde heykel bulunduğu söylenir.

Hipodrom: Sultanahmet’tedir. Bizans yaşamının önemli kısmının geçtiği Hipodrom, Türkler döneminde ören haline gelmiştir.

Dikilitaş: Teodos Dikilitaşı üstü Mısır, alt kısmı Bizans kabartmaları ile süslüdür.

Yılanlı Sütun: Hipodrom da bulunan ağzı açık üç yılan sütununa Türkler hiç dokunmamışlar ve günümüze kadar gelmiştir.

Örmeli Sütun: Örme sütun üzerinde bulunan heykelleri Haçlılar. İstanbul’u aldıklarında sökülüşlerdir.

Alman Çeşmesi: Alman İmparatoru Wilhelm, Sultan Hamit’e armağan olarak “Alman Çeşmesi” adı verilen çeşmeyi yaptırmıştır.

Saint Mary Panmakarislos: Fener dedir. Bugünkü Fethiye Müzesi olan yapı İstanbul’un alınmasından sonra kilise olarak bırakılmış, bir ara patrikhane olarak kullanılmıştır.

Zeyrek Camii: (Saint Savior Pantokratür) 1125 tarihinde yapılmıştır. Atatürk Bulvarı yakınındadır. Kemer, kubbe ve tuğla işçiliği çok ilgi çekicidir.

Got Sütunu: Topkapı Sarayı’nın dördüncü avlusundadır. M.S. 168’de yapılmıştır. Gotları yenme anısına dikildiği için bu ad verilmiştir.

Süleymaniye Camii: Süleymaniye- dedir. 1550-1557 tarihleri arasında yapılmıştır. Mimarî yönünden dünyanın sayılı yapıları arasında yer alır. Sultan Süleyman adına, ünlü Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Çinileri, yazıları ve renkli cam işleri çok güzeldir. Kıble yönünden Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın türbeleri, çevresinde de devrin üniversitesi sayılan medreseler vardır. İşte size İstanbul otobüs bileti almak için bir bahane daha!

Yeni Cami: Eminönü Meydanı’nda- dır. 1597’de başlanmış, 1663’de tamamlanmıştır. İstif bakımından çok değerlidir.

Rüstem Paşa Camii: Yeni Cami yakınında 1560 yılında Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. İç süslemesinde çok güzel çimler kullanılan cami adeta çini müzesi olmuştur.

Sultanahmet Camii: Sultanahmet Meydanı’ndadır. I. Sultan Ahmet tarafından Mimar Mehmet Ağa’ya yaptırılan bu cami, 1616’da tamamlanmıştır, özellikle mavi renkli çinileriyle tanınır. Yabancılar esere Mavi Cami adını vermişlerdir. Külliye halindedir. Altı minaresi vardır. İstif bakımından olağanüstüdür. Sadece bu yapıyı görebilmek için bile İstanbul otobüs bileti alınabilir.

Fatih Camii: Fatih semtindedir. İlk yapı Fatih Sultan Mehmet döneminde yapılmışsa da, bugünkü durumu ile XVIII. yüzyıldan kalmadır. Mihrap, Taç kapı, Son cemaat yeri Fatih devrinde yapılmıştır. Camiin kıble yönünde Fatih’in türbesi ve ünlü Fatih Kütüphanesi bulunur.

Nuru Osmaniye Camii: Kapalıçarşı doğusunda, yuvarlak şekillerin yaygın olduğu barok üslûbun Türkiye’deki ilk önemli örneği olan bu cami 1755’de III. Osman döneminde yapılmıştır.

Bayezit Camii: Bayezit Meydanı’ndadır. Klâsik üslûbun ilk yapısıdır. II. Bayezit tarafından 1501-1505 yılları arasında yaptırılmıştır.

Eyüp Camii: Eyüp’tedir. Hazreti Muhammed’in Bayraktan olup Emeviler zamanında İstanbul kuşatmasına katılan Eba Eyyüb-ül Ensari (Halid bin Zeyd) burada ölmüştür. 1453’te Fatih Sultan Mehmet tarafından mezarın üzerine derhal bir türbe ve yanına da bir cami yaptırılmıştır.

Sokullu Mehmet Paşa Camii: Küçük Ayasofya yakınında bulunup, Sokullu Mehmet Paşa tarafından 1571’de Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Tek minarelidir.

Kocamustafapaşa Camii: (Eski Saint Andrew in Crisei Kilisesi) Silivrikapıda’dır. Bir Bizans kilisesi iken fetihten sonra camiye çevrilmiştir.

Aksaray Valide Sultan Camii: Aksaray Meydanı’ndadır. 1871 yılında İtalyan sanatçılarına çeşitli üslûpların karışımı ile yaptırılmıştır.

Sultan Selim Camii: Yavuz Sultan Selim devrinden kalmadır. Mimar Sinan’ın eseri olduğu sanılmaktadır.

Arap Camii: Galata’dadır. Şimdiki yapının Osmanlı dönemine ait olduğu sanılmaktadır. Minaresi Lâtinler devrinden kalma çan kulesi olup, iyi halde kalabilmiştir.

Topkapı Sarayı: (Müze) dünyanın en değerli mimari anıtı sayılan bu gösterişli yapı, IV. yüzyıldan XIX. yüzyılın ikinci yarısına dek sürekli olarak eklentilerle oluşmuştur. Bazı eklerini Mimar Koca Sinan’ın yaptığı saray bugün müze olarak kullanılmakta olup, içinde çok değerli mücevherler, tahtlar, çini, porselen koleksiyonları ve Kutsal Emanetler sergilenmektedir. Saray mutfaklarının ilgi çekiciliği yanında köşkleri de (Bağdat Köşkü, Harem Dairesi ve Revan Köşkü) görülmeye değer. Dünya’nın sayılı değere sahip eserlerinden birisi olan Topkapı Sarayı’nı görmek için İstanbul otobüs bileti alın ve inanılmaz bir deneyim yaşayın!

Dolmabahçe Sarayı: (Müze) 1854 yılında Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır. XIX. yüzyılın en görkemli saraylarındandır. Türk ve Avrupa mimarîsinin bir karışımını temsil eder. Belgami taşlı hamamı ünlüdür.

Yıldız Sarayı: XIX. yüzyılın ikinci yarısında, Sultan Abdulhamit yeni baştan yaptırmış, birçok köşklerden meydana gelmiştir. Korusu yüzyıllık ağaçlarla süslüdür. Havuzlar arasından Boğaz’ın görünümü çok güzeldir.

Beylerbeyi Sarayı: (Müze) Beylerbeyinde Sultan Abdülaziz tarafından 1865 yılında iç kısmı ak mermerden yaptırılmıştır. Kat kat bahçeleri, büyük gölü ve küçük köşkleriyle Boğaz’a ayrı bir güzellik verir.

İmrahor: Yedikule’dedir. Studion Bazilikası denen yapı günümüze dek gelebilen en eski ve en değerli bazilikalardandır. Mermer işçiliği çağının ustalık örneklerindendir.

Ayasofya: (Saint Sophia) Sultanahmet Meydanı ile Topkapı Sarayı arasındadır. Şimdiki yapı İmparator Jüstinianus tarafından 532-537 yılları arasında yaptırılmıştır. Fatih Sultan Mehmet’in camiye çevirdiği yapıya Koca Sinan ve diğer Türk ustaları tarafından çok değerli Isla m yapıları eklenmiştir. El yazması kütüphanesi dünyaca ünlüdür.

Saint İrene: (Müze, Topkapı Sarayı birinci avluda) Yapı yine Justinianus tarafından Ayasofya’ya bitişik olarak yaptırmıştır. İstanbul’un alınmasından sonra camiye çevrilerek Topkapı Sarayı topluluğuna eklenmiştir.

Küçük Ayasofya Camii: (Saint Serge ve Bachus) Hipodrom ile Sahilyolu arasındadır. “Küçük Ayasofya’’ diye de anılan yapı, Justinyen I. tarafından (550 tarihinde) iki Hıristiyan azizi adına yaptırılmıştır. Türkler yapıyı camiye çevirerek beş kubbeli son cemaat yeri eklemişlerdir. Minaresi sonradan yıkılmıştır.

Tekfur Sarayı: Kanariye Camii yakınındadır. Son çağ Bizans mimari eserlerinden sayılır. Yuvarlak kemerli surlara bitişik yapılmış olan eser XVIII. yüzyılda çini yapımevi olarak kullanılmış ve burada çok değerli, İstanbul işi parçalar yapılmıştır.

Anemas Zindanları: Surların Halice bakan yönündedir. Bizans devrinin ünlü zindanlarındandır. Surlar üzerinde birçok hücreler yapılmıştır. Yanında İsaac Angelos Kulesi vardır. Yukarıda giriş kısmında Mimar Sinan’ın yaptığı İvaz Efendi Camii bulunur.

Yerebatan: Ayasofya yakınındadır. VI. yüzyılda İmparator Justinyan tarafından yaptırılmış büyük bir sur sarnıcıdır. Son derece zarif sütunları ile sarayı andırır. Hemen www.otobus.org sitemizden İstanbul otobüs bileti alın ve Yerebatan Sarnıcı’nı yakından görün!

Binbirdirek: Sultanahmet’tedir. Osmanlı döneminde iplik bükücülerin çalıştığı yerdi. Yerebatan Sarayı’nın bir eşi ise de, kuru haldedir. Bizans çağı su sarnıçlarının en önemlilerindendir.

Kanariye Müzesi: (Savior in Khora) Bizans mozaik ve kabartma sanatının en güzel örnekleri ile süslü olan yapı, Türkler tarafından bir minare eklenerek camiye çevrilmiştir. Bizanslı bir zenginin hayrı olan yapının duvarlarına İncil’den bazı sahneler resmedilmiştir. Yeni meydana çıkarılan kabartmalar ve mermer işler çok güzeldir. Bütün eserleri ile çok iyi korunan yapı, bugün müzeye çevrilmiştir. Mozaikler XIII-XIV. yüzyıla aittir.

Çinili Köşk: (Müze) Arkeoloji Müzesi karşısındadır. Fatih’in İstanbul’da 1472’de yaptırdığı sivil mimari eserlerin en önemlisidir. Bu köşk, dışarıdan ve içeriden mavi ve yeşil çinilerle kaplı idi ve adı da oradan gelmektedir. Bugün bu çinilerden yalnız bir kısmı kalmıştır. Köşkte o dönemin ve Fatih’in anıları bulunur.

Sultan Ahmet Çeşmesi: Ayasofya’nın güneyinde olup, dünya çeşmelerinin en güzelidir. 1728’de yapılmıştır. Dört yüzlü çeşme tipindedir.

Hatice Turhan Çeşmesi: Yeni Cami’nin vakıf olup, türbesine bitişiktir. XVII. yüzyıl ikinci yarısından kalma bir çeşmedir.

Tophane Çeşmesi: Tophane’dedir. Şimdiki haliyle 1732’den kalmadır. Özellikle meyve kabartmaları ile süslü dört cephesi çok ustalıkla yapılmıştır.

Rumeli Hisarı: Boğaz ın en dar yerinde Anadolu Hisarı’nın karşısına Fatih Sultan Mehmet 1452’de yaptırmıştır.

Anadolu Hisarı: Boğaz ın sağ kıyısında Sultan I. Bayezit tarafından 1395’de yaptırılmıştır. Gerek Anadolu gerekse Rumeli Hisarı için bile İstanbul otobüs bileti alabilirsiniz!

Yedikule: Yedikule semtindedir. Altın Kapı’nın da bulunduğu ve vaktiyle Zafer Kapısı olarak anılan bu kısım, çok ustalıkla süslenmiştir.

Beyazıt Kulesi: İstanbul üniversitesi bahçesindedir. 1828 yılında II. Mahmut tarafından yaptırılmıştır. Yangın ve İstanbul’un hava durumunu ışıklarla gösteren kule olarak kullanılmaktadır.

Galata Kulesi: Galata’dadır. Kulenin yapılış tarihi bilinmemektedir. Galata surlarının gözetleme kulesi olarak Cenevizliler tarafından yapıldığı sanılır. Şimdiki üst kısmı XIX. yüzyıldan kalmadır. Restore edilerek lokanta ve gece kulübü haline getirilmiştir.

Kapalıçarşı: Beyazıt Meydanı yakınındadır. İlk kez Fatih Sultan Mehmet yaptırmıştır. İçinde her çeşit eşya, özellikle kıymetli antikalar, halılar, mücevherat, altın, gümüş ve diğer madensel eşyalar satılmaktadır. Dünya kapalı çarşılarının en ünlüsü ve ilgincidir.

Mısır Çarşısı: Yeni Cami yanındadır. 1660 yılında Hatice Sultan tarafından Yeni Cami’nin vakfı olarak yaptırılmıştır.

Türk ve İslam Sanatları Müzesi: Süleymaniye Eski Aşevi’nde bulunan bu müze, dünyanın sayılı müzeleri arasındadır. Yazı ve eski değerli ciltlere ayrılmış olan iki salonda Küfi yazılı en eski Kur-an’lar sergilenir. İkinci salonda ise eşi az görülen son derece güzel bir halı ve seccade koleksiyonu vardır.

Arkeoloji Müzesi: Dünyanın en değerli müzelerinden sayılan kırk salonlu bu müze, XIX. yüzyılda kurulmuştur. İskender Lâhdi, Sayda, Milet, Efes. Truva koleksiyonları ile dünyaca ünlü para koleksiyonunun sergilendiği burada, ilk Hıristiyanlık ve Bizans’tan kalma eserler de bulunur.

Şark Eserleri Müzesi: Gülhane Parkı’ndadır. Mısır. Pers, Eski Arabistan. Mezopotamya koleksiyonları ile ilgili belgelerin ve seksen bin kadar parçası olan dünyanın ikinci büyük çivi yazısı koleksiyonunun sergilendiği önemli bir müzedir.

Mozaik Müzesi: Eski bir Bizans sarayını ortaya çıkartmak için yapılan araştırmalar sırasında bulunan mozaikler oldukları yerde sergilenmektedir.

Belediye Müzesi: Bozdoğan Kemeri’nin kuzeyinde olup, Gazanfer Ağa Medresesi’ndedir. Bu küçük müzede İstanbul folklorunu ilgilendiren değerli eserler sergilenmektedir.

Atatürk Müzesi: Şişli Halaskar Gazi Caddesi’ndedir. Eski XIX. yüzyıl konağı olan yapıda Atatürk’ün kaldığı kat eski hali ile korunmuş, diğer katlarda da onun anıları toplanmıştır. Türk devrimine ilişkin değerli belgeler bulunmaktadır. İstanbul otobüs bileti almanız için belki de en önemli sebeplerden birisidir.

Aşiyan Müzesi: Bebek Rumeli Hisarı’ndadır. Tevfik Fikret’in evidir. Edebiyat-ı Cedide Müzesi olarak kullanılmakta ve başta Abdülhak Hamit olmak üzere ünlü şairlerin eserleri toplanmaktadır.

Tanzimat Müzesi: Beşiktaş’ta Ihlamur Kasrı’ndadır. Kasr döneminin en değerli sivil mimarisi olup, geniş bir koruluk ortasında bulunur. Burada Tanzimatçılardan kalan belgeler toplanmıştır.

Deniz Müzesi: Beşiktaş’tadır. Dünya çapında değerli belgeler bulunur. Tablo galerisi, kayıkları ile oldukça ilgi çekicidir.

Resim ve Heykel Müzesi: Dolmabahçe saray galerisinden ayrı olarak Atatürk’ün emri ile kurulmuş olup, XIX. yüzyıldan bu yana Avrupa tarzı resim geleneğini temsil eden galeridir.

Askeri Müze: Türkiye’de kurulan en eski müze olup bir zamanlar Aya irini Kilisesi’ndeydi. Bugün Harbiye’ye taşınmıştır. Müze, dünyada benzerleri arasında en zengin ve ilgi çekici eserlerle doludur.

Adalar: Dünyada Prens Adaları adıyla anılır, irili ufaklı dokuz adadan oluşur. Bunların arasında beşinde insan yaşar, biri askerî tesis olarak kullanılır.

Burgaz Adası (Antigoni): Bu adanın yamaçları çam ağaçlarıyla örtülüdür. Bizanslılar çağında sürgün yeri olarak kullanılırdı. Şirin bir dinlenme yeridir.

Heybeliada (Chalki): Adayı geniş bir şekilde kaplayan ve kıyıya kadar uzanan çamların dibinden denize girilir.

Büyükada (Prinkipo): Çamlarla kaplı olan adada çok güzel köşkler ve gül bahçeleri vardır. Ada’da Yörükali Plajı, Dilberburnu, Viranbağ çok tutulan yerlerdir. Adayı gezmek için fayton ya da merkep turu yapılır. Doğa bakımından dünyanın en güzel adalarından biridir.

Sedef Adası: Büyükada ’ya yakındır. Sayfiye evleri vardır. Yazın oturulur, kışın kimse bulunmaz.

Yassı Ada: Üzerinde tesis ve eğitim merkezleri bulunur.

Tüm bu adaları sadece İstanbul otobüs bileti alarak gezebilir, konaklayabilir ve yaz mevsiminin tadını çıkarabilirsiniz.

Kilyos: İstanbul’un Avrupa kısmında ve Karadeniz’e sahili olan turistik bölgedir. Plaj köyüdür.

Şile – Ağva: İstanbul’un Karadeniz’deki plaj bölgelerindendir. Kent merkezine iki saatlik bir yerde oluşu Şile’ye büyük avantaj sağlamış ve turizm yönünden çok gelişmiştir.

Yalova: İstanbul’un deniz ve kaplıca bölgesidir. Kaplıcalar Yalova’ya 12 kilometre uzaklıktadır. Her saat minibüs ve dolmuş bulunur. Tertemiz ve çiçeklerle süslü bir park içindedir. Çok yakınında bulunan Gökçedere köyü de görülmeye değerdir.

Çınarcık: Yalova’nın yaz aylarında en kalabalık bölgesidir. Bütün kıyı denize girecekler için doğal plaj halindedir. İri çakıl taşlarıyla kaplıdır. Kumu yoktur. Deniz birkaç metre sonra kumluk hal alır.